Tarih öğretmenlerinin feryadı!

Ataması yapılmayan tarih öğretmenleri platformu kurucusu Cengiz Irmak ile yaptığımız özel söyleşide sıkıntı ve isteklerini birinci ağızdan dile getirmelerini istedik.

Haberahali.com'a özel açıklamalarda bulunan Irmak, 'WhatsApp grupları kurduk, Facebook'da Twitter'da paylaşımlarda bulunduk amacımız ataması yapılmayan tarih öğretmenlerinin sesini duyurmak' dedi. 

Cengiz Irmak ile yaptığımız söyleşinin birinci bölümünü yayınlıyor ve bir nebze olsun bir ses bir nefes olmak istiyoruz...

Tarih öğretmeni olan veya olmayan herkese selamlar.

Biz ataması yapılmayan tarih öğretmenleri olarak 2015'ten beri kontenjanınızın arttırılması için uğraşıyoruz. Bunun için Ankara'da meclisi, bürokratları,STK'ları ziyaret ettik. Her ne kadar bu çalışmalarımız sonucu küçük iyileştirmeler yapılmaya çalışılsa da yetmez. Kpss den 80 üstü puan alıp yerleşemiyoruz. En azından 80 üstü puan alacak kadar madden, manen kendini yıpratarak bir gayretin içine giren arkadaşların öğretmen yapılması gerekiyor. 2015'te Türkiye geneli bütün branşlardan 430.000 öğretmen sınava girdik ben 12.000 ci oldum. İki atamada toplamda o dönemde 60.000 öğretmen aldılar ama ben bu 60.000 kişi içerisine sokmadılar. Sebebi kontenjanmiş. Ama aynı dönemde 430.000 öğretmen arasında 300.000 olan puanı çok düşük olan başka bölümlerden öğretmenler kontenjan dolayısıyla o 60.000 kişi arasına girdi ve kadrolu öğrtmen oldu. Sebebi ihtiyaç ve kontenjanmış.

Biz de tarihçiler olarak kontenjan arttırmak için siyasilere ve  bürokratlara ortada bir yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.

Bunun için de şu yolları deniyoruz:

Biz tarihçiler Türkiye genelinde şehirlere WhatsApp grupları kurduk. Evet biz tarihçiler olarak belki Facebook'da bir şekilde etkinliklerimizden haberdar oluyoruz, bir şekilde burada toplanmaya çalışıyoruz ama bunu yeterli görmeyip şehirlerde WhatsApp gruplarını ÖYT'deki yakından uzağa ilkesinden esinlenerek kurduk. Şimdiye kadar bütün öğretmen sayfalarında tweet gibi sanal ortamlardaki iletişim şekilleriyle ses duyurulmaya çalışıldı. Ama Ankara'ya 12 kere gidip  oradaki milletvekilleri, bakanlar, müsteşarlar, STK başkanları ile görüşme yapan birisi olarak bu işin yüze yüze olacağı kanısına vardım. İnsanlarla yüze yüze diyaloğa geçmek ulaşmak istediğiniz hedeflere daha kolay ulaşmanızı sağlıyor. Aynı zamanda bu yol derdimizin muhatabımız tarafından daha da samimi bulunmasını sağlıyor.

Tabi şimdi bazı arkadaşlar şöyle bir soru soracak: Ankara'ya gittiniz de ne oldu hocam? Bu arkadaşların düşüncelerine de saygı gösteriyorum. Çünkü bizim yaptıklarımızdan habersiz olan gruba yeni katılan arkadaşlarımız vardır veya bu mücadele işinin farklı şekillerde yürütülmesini isteyenler de olabilir. Bu düşünceler bana göre gayet normal. Bizim grubunuzun şu anda diğer branşlara içerisinden en aktif ve en çok etkinlik yapan grup olması bizim içimizde demokrasiyi işletmemizden ve birebir yüzyüze görüşmelerimizden kaynaklanıyor.

Biz tarihçiler 17 senelik süreçte branşlar arasında %1.17 lik oranla en mağdur edilen bölüm olduk.

Bütün bunlar da bizi bir aile olmaya itti. Ailemizde sadece etkinlik değil birbirimizin dertlerini dinleyip iş konusunda bile birbirimize yardım edecek noktaya geldik.Aslinda bu ilme ve bilme inanarak gecesini gündüzüne katıp sınavları hakkın  ve adaletin kapısı olarak görüp bu sınavlardan yüksek puan alan tarihçilerin ne  kadar iradeli ne kadar asil ve ne kadar dayanisma ruhu içinde oldugunu gösteriyor.Arkadaşlar biz okumuş kültürlü insanlar olarak uzak hedefler için uğraşan ve küçük hesaplarda bezi olmayan insanlarız.Belki başka yollardan koltuk kapanlarda olmuş  olabilir sakin kendinizi onlara benzetmeyin ve ezdirmeyin.Dolayisiyla da paranın her zaman kazanılacağını ve bunun için de elimizden gelen her şeyi arkamızda bulunan 30.000 kişinin de desteğini alarak yapabileceğimizi düşünün.Bu noktada bizim de samimi olmamız gerekiyor.Samimi olmazsak 1 gün kazanırız, 2 gün kazanırız ama 3. gün kaybederiz ve birileri sizin samiyetsizliginizi anlar. Ankara bu kez şöyle der: Bunlar daha kendi içinde samimi değiller. Hemen yanindaki tarihçi ile bile görüşmüyorlar ki toplanıp Ankara'ya gelsinler.

Bir tarihci olarak şunu hiç kendinize sordunuz mu: Acaba kendi şehrimde benimle aynı problemi yaşayan,aynı duyguları hisseden, benim gibi sosyal baskı yiyen insanlar var mı?

Bunları düşünmek sizi birbirimizden uzaklaştırmaz tam tersine birbirinizi dinlemenizi, kenetlenmemizi sorunlarınıza belki de çözüm bulmanızı sağlayacaktır.Orada ontolojik olarak bir araya gelmekten daha guzel bir sey var mı?Birbirinizi görerek,jestlerle,mimiklerle olaya bir ruh ve can katacaksiniz. Boylelikle hem sizi anlayan birisinin yakinizda bulunmasi size cesaret verecek hem de tarih için bir şeyler yapmak için kendinizde cesaret bulacaksınız.

Sanal ortamda öyle yazanlar var ki gerçekten bir seyler yapacak diye düşünüyorsunuz. Sanal ortamin etkisi yok demiyorum ama bir tarihi gezide,bir kafede çay muhabbetinde veya başka bir etkinlikte bir araya gelip konuşmak varken neden sanal ortam. Nasıl olsa bizim için birileri uğraşıyor düşüncesinden mi? Yoksa herkes düşünür, herkes klavyede yazar ve bunlarin %20 si gercekeksir.Ama düşüncelerinizi sizinle aynı ortamda bulunan meslektaşlarınızla paylaşmanız  sizin düşündüklerinizi gerçekleştirebilme etkililiğini %80 daha arttiracaktir. Bunlar bizzat denenmiş ve bilimsel olarak ispatlanmış verilerdir.

 2015 ten beri bakıyorum da gercekten de bu mücadele vesilesiyle yüzlerce tarihçi arkadasla telefonda veya nette  görüştüm. Tabi bu pırlanta gibi tarihçilerin çoğu ile dost olduk ve hala da düzenli yazıp içini dökenler oluyor. Zamanım oldukça herkese cevap vermek istiyorum. Gerçekten de o kadar farklı sorunu olan arkadaşlar oldu ki kimine çözüm bulduk kimine ise bulamadık. Bu sorunlar sadece beni içten buldukları için bana anlatan kişilerin özel sorunları değil. Sadece o koca yürekli insanlar çok cesaretli oldukları ve bana güvendikleri için  bunları anlattılar. Şöyle bakıyorum da bütün tarihçiler kendi için de hemen hemen aynı sorunları yaşıyorlar. Bundan dolayı da ben herkesten samimiyet bekliyorum ve imkanı olan arkadaşlar şehirlerde bir araya gelip birbirlerini dinlesinler. Siz aynı ailenin aynı problemlerini yaşayan ve bunu çözdüğünüzde de mutluluğunu birlikte paylaşacağınız bir grubun fertlerisiniz. Hayat öyle bir şeyki siz dünyaya geldiğinizde size sorulmadan zaten bir aileniz olmuştur. Bu ne kadar güzel sizin organik ve biyolojik bir ailenizin olması. Kayıtsız şartsız paylaşım, sevgi, mutluluk . Bir de hayat şartlarının sizi bir araya getirip sizi bir noktada birlestirdigi ve bu olumsuz şartları birlikte âşmaniz fırsatını size verdiği bir aileniz var. Bu ne kadar güzel bir şey. Bence sizin bu şansı iyi kullanıp hayatta hiçbir şeyin kolayına kazanılmadigi düşüncesini aklınızdan çıkarmadan bir araya gelip birbirinizi tanıyın ve önce kendi ufak sorunlarinizi çözün.Evet biraz zorlu olacak bir takım şeylerden fedakarlıklar vereceksiniz ama şuna inanin ki hayatta kolayına kazanılan şeyin pek degeri olmaz. Zaten bir şeyi kolayına kazaniyorsanız da kolay kaybedesiniz. Zorluklarla mücadele etmek sadece fiziki güç olarak zora karşı koymak değildir. O olayın cozumlenmesindeki düşünceler sizin bir felsefi altyapınızın oluşmasını sağlayacağından beyninizde sağlam bir yer edinecektir. Dolayısıyla da vucudumuzla beynimizi ortak kullanarak aştigimiz zorluklarin uzun süreli hafızamızda yer edinmesi o zorlukları bizim asla unutmamazi sağlayacaktır. Bu şekilde de elimizdekinin kıymetini anlayarak onu daha iyi muhafaza edeceğizdir. 

Hayatta kimse kimseden üstün değildir.  Herkes Allah'n bir kulu olarak dünyaya gelir ve dolayısıyla da insanlara bu şekilde yaklaşmalıyız. Ben bizim arkadaşlarımız arasından makamı, mevkiyi, şanı, şöhreti kullanarak başkalarını rencide edecek insan görmüyorum. Ama olurya bu şekilde hareket eden olursa uyaralim. Ben bunu biraz Ankara'da gördüğüm ve yaşadığım için size söylemek ihtiyacı hissettim. İnsanları size gösterdikleri ilgi, alaka ve sevgileri ile değerlendirin ve onları saf duygularınızla sevin. Bizim ailemizdeki bu safiyane dostluklar inanın sadece bizi değil bütün öğretmen arkadaşların değerli kılınmasını sağlayacaktır. Ama size çıkarcılıkla yaklaşanlar da olabilir onlar zaten sizin gazabınız olmasa da ileri de onun gibi düşünen birilerinin gazabına uğrar. (www.haberahali.com)

Facebook grubuna katılmak için tıklayınız.

(Bu röportaj, sayın Cengiz IRMAK tarafından www.haberahali.com sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Figen kumral 4 ay önce

Haber ahali ekibi, tarih öğretmenleri ile ilgili bu yazıyla bize destek olduğunuz için teşekkür ederiz.

Avatar
Sezen solmaz 4 ay önce

Tarih ogretmenlerinin kontenjaninin arttirilmasi icin ugrasan herkesten Allah razi olsun

Avatar
ibrahim hakkı 4 ay önce

duyarlılığınızdan ötürü teşekkür ederiz. Şanlı tarihimizin anlatıldığı bu bölüm umarım birgün hak ettiği değeri görecektir

Avatar
taner güneş 4 ay önce

8 yıldır atanmamış bir tarih öğretmeni olarak sesimize bir nebze nefes olan haberahali ekibine teşekkürler. CENGİZ IRMAK hocamıza saygılar ve selamlar....

Avatar
Nida gülsün 4 ay önce

Bu yazı ile bizden desteğinizi esirgemediğiniz için teşekkür ederim çok sıkıntı yaşıyoruz hem madden hem manen

Avatar
Tarihçi73 4 ay önce

Kabusumuz oldu artık bu atanma mevzusu.bir kez de biz gülelim.