AİHM ve ihraçlar!

Bir devlet memuru görev esnasında; gerek memuriyet ile ilgili olsun gerekse sosyal yaşamında olsun bir şüpheli suça karıştığında öncelikle soruşturmanın sağlıklı olması için kişi açığa alınır. Varsa adli bir süreç başlatılır. Adli süreçte mahkum olan kişi zaten memuriyetten atılır; ama hakkında takipsizlik verilen kişiler ya da mahkemesi sonuçlanmayanlar 6 ay içinde göreve başlatılır.

Kısaca tek cümle ile özetleyecek olursak;suç işlemediği adli olarak ispat edilen biri idari olarak kamudan atılmaz. Ve bu halen geçerli bir durumdur. Yaşanılan OHAL süreci 657 sayılı devlet memurları kanununu bazı durumlarda paypas etse de sonuç olarak halen geçerli bir kanundur. Peki ihraç olan memurların birçoğu adli olay yaşamadığı halde neden kamudan atıldı?

 
Bu soruya bilindiği gibi birkaç ay önce Bekir Bozdağ şu şekilde cevap verdi; Kişileri suçlu olduğu için değil, idari yönden ihraç ettik. Devlet bu kişiler ile çalışmak istemeyebilir. Ve bununla ilgili olarak AİHM de, devlet memurundan sadakat talep etmelidir ve bu yönde hükümleri bulunmaktadır şeklinde açıklamalar yaptı.


AİHM MEMURDAN DEVLETE SADAKAT ŞARTI İSTEMEKTEDİR
Bekir Bozdağ’ın yapmış olduğu açıklamaya dayanak olarak iki örnek verilmektedir. Bunların birincisi, Doğu Almanya örneği iken ikinci de Ermenistan’dan AİHM’ye yapılmış ama AİHM’nin reddettiği bir dava ile ilgilidir. Peki Türkiye’de istediğini bulamayan ve Bekir Bozdağ’ın ifadesi ile sadakat sorunu nedeni ile ihraç olan on binlerce kişi tekrar AİHM kapısına dayanınca ne olacak? AİHM aynen Ermenistan örneğinde olduğu gibi davaları reddedecek mi?


ERMENİSTAN ÖRNEĞİNDE BASININ VERMİŞ OLDUĞU EKSİK BİLGİLER

Ermenistan’da yüksek bürokrasi kademesinde, Dış İşleri kurumunda çalışan memurların yapmış olduğu itiraz sadakat ve hükümete güven sorunu nedeni ile kabul edilmedi. Bu durum Türkiye’den gidecek olan on binlerce dosya için emsal olacağı ile ilgili haberler çıktı. Peki bu ne kadar doğru?

ERMENİSTAN ÖRNEĞİ ÇOK FARKLI

Ermenistan Dışişleri bakanlığında görev yapan dört kamu görevlisinin 2008 yılında Ermenistan’da gerçekleşen devlet başkanlığı seçimleri sonrasında seçim sürecindeki olumsuzluklara ilişkin medyaya yaptıkları açıklamalar ve ardından görevden uzaklaştırılmaları oluşturmakta.  Başvurucular Vladimir Karapetyan, Martha Ayvazyan, Araqel Semirjyan, ve Karine Afrikyan yatıkları açıklamalar nedeniyle görevden uzaklaştırılmalarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesinde düzenlenen “ifade özgürlüğü”nü ihlal ettiğini iddia ederek AİHM’e başvurmuşlar.


AİHM’in yaptığı değerlendirmede, kamu görevlilerinin üst düzey pozisyonlarını, yaşanan politik krizin bağlamını, yaptıkları açıklamanın resmi niteliğini ve kamuyu bilgilendirme noktasında resmi bir uzmanlığa sahip olmadıklarını dikkate aldığı anlaşılmakta. Mahkemeye göre kamu görevlileri ile devlet arasında  var olan sadakat ve güven ilişkisinin özellikle çoğulcu kurumlar yaratmak isteyen devletler açısından önemli olduğunu, bu nedenle devletin kamu görevlilerinin tarafsızlığını sağlamak adına anayasal güvencelere dayalı düzenlemeler yapabileceğine işaret etmekte. Mevcut başvuruda da söz konusu tarafsızlığı sağlamak adına Diplomatik Hizmetler Kanunu’nun başvurucuların durumuna dair düzenleme yaptığını ve görevden uzaklaştırmanın kanuni olduğunu dile getirerek başvurucuların ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğini sonucuna varıyor.

Burada özellikle  altı çizili son cümle çok önemli, yani AİHM, Ermenistan’da mevcut kanunlara çok dikkat ederek karar vermiş bulunmaktadır.

Ama şu anda 657 sayılı devlet memurları kanunda sadakat ile ilgili bir durum söz konusu değildir. Aynı zamanda yukarıda da ifade edildiği üzere, Ermenistan’da ihraç edilenler hem yanlış bilgiler vererek basın açıklaması yapmış hem de bu kişilerin üst düzey kritik görevlerde çalışmalarından dolayı  devlet böyle bir tedbir alınmak zorunda kalmıştır.  Yani  hükümet bu konuda gerçekten tedbir alma gereği duyabilir.  Ama Türkiye’de özellikle alt tabaka memurların, sadece sendikaya üye olmalarından ya da banka, okul gibi kriterlerden dolayı “devlete sadakati yoktur” şeklinde ihraç edilmeleri AİHM’yi pek de ikna edecek gibi görünmüyor.

Almanya Örneği ne kadar doğru? Bunu bir dahaki yazımızda ele alacağız.

Tarık Yıldız

www.dunden.com

Anahtar Kelimeler:
AHİMIhraçöğretmen
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.